HAZARDTÜRK
HOŞGELDİNİZ BİLGİ PAYLAŞIMI İÇİN LÜTFEN ÜYE OLUNUZ

HAZARDTÜRK

DOĞAL AFETLER,ARAMA KURTARMA,YANGIN,KBRN (NBC), İLKYARDIM,ASTROLOJİ PAYLAŞIM PORTALI
 
AnasayfaAnasayfa  SSSSSS  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

Paylaş | 
 

 İslamiyet Gözüyle Astroloji Ve Burçlar

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
h@z@rd
SİTE KURUCUSU ADMİN
SİTE KURUCUSU ADMİN
avatar

Mesaj Sayısı : 402
Rep : 5500
Rep Gücü : 16152
Nerden : geldik gidiyoruz
Kayıt tarihi : 24/07/09
Yaş : 38

MesajKonu: İslamiyet Gözüyle Astroloji Ve Burçlar   Perş. Ağus. 13, 2009 9:18 am

Astroloji ;şimdiye kadar bir Bilim dalı olarak değil de, gelecekten haber veren, Fal olarak, Kehanet aracı olarak bizlere lanse edilmiştir.

Geçmişten günümüze kadar pekçok İslam Alimi ve Tasavvuf ehli kişiler Astroloji ilminden bahsederek yıldızların insanlar üzerinde ne gibi etkiler bıraktığını, ve kişinin kendisini tanıması açısından bu ilimin öğrenilmesi gerekliliğini kitablarında bahsetmişlerdir.

Aslında her insan da alemin gizli yanlarını araştırma eğilimi vardır ve astrolojıye ilgi duymaktadır. Bilebildiğimiz kadarı ile Burçlar ilmi olarak bu ilim, ilk olarak Hz.İDRİS (a.s)'a verilmiş ve günümüze kadar bu şeklini almıştır.


İnsanlığın oluş düzeni ve sistemi Astroloji ilminde mevcuttur. Muhyiddin A'râbî burçların tesirleri hakkında:« Dünyâ yaşamı ve tüm insanlar, ilâhî takdir ve tedbir gereği, tamamıyla burçların ve onlardaki güçleri ulaştıran meleklerin hükmü altında olduğu gibi; berzâh âleminde olanlar, yâni ölümü tadıp fizik bedeni terkettikten sonra kıyâmete kadar olan devrede yaşamını sürdüren tüm insanlar ve cennetler ile cehennem dahi bu burçlardan gelen tesirlerin hükmü altındadır.» ifadesiyle konuyu bizlere gayet açık bir şekilde anlatmışlardır.

İbrahim Hakkı Hazretleri de Mârifetnâme' sinde, « Allahü Teâlâ'nın kudreti ile, planetlerin ve burçların maddî yapılarda çeşit çeşit tesirleri daimî olduğundan, bütün halkın şekil, hâl, ahlâk ve tavrı henüz ana rahminde nutfe iken rast gelen baht ve tali'leri tesirlerinden meydana gelmiştir. Ana rahmine nutfe vâhi olduğu saatte, baba ve annenin tâlileri hangi işte ise, o, nutfenin zâtına tesirle işlenmiş olur.

Meselâ saâdeti, şekâveti, anlayışlı, ahmâk, cimri, cömert, korkak, yiğit, sevgi, düşmanlık hırs kanâat, himmet ve alçaklık, fakirlik ve zenginlik, rahat ve rahatsızlık, yaşama ve yaşamama, cemâl ve kemâl, kelâl ve melâl her ne hal üzere ise, o nutfenin zâtına tali olur. Çünkü o nutfe ceninin cisminin levh-i mahfûzdur.

Levh-i mahfûz ise bu âlemin mazharı, aynasıdır. O halde, saîd olan, o saâdetini annesi karnında bulmuştur. Şakî olan da şekâvetini anası karnından almıştır. Nitekim Habîb-i Ekrem (s.a.s) hazretleri şöyle buyurmuştur: Said o kimsedir ki, annesi karnında said olmuş; şakî o kimsedir ki, annesi karnında şakî olmuştur!..Herkesin Tâli'nin tesirini remz ve işaret ile duyurmuştur. Halkın bütün şekil, sıfat ve mizaçları felekî vaziyetler gereğince rahîmlerde ayrı olunca, ölüm vakitler de mizaçlarına göre orada muhtelif takdir olunmuştur.» ifadelerini kullanmışlardır.


Günümüzde astrolojı ilmi hakkında bilgisi olmayan veya bu ilimin ne anlatmak istediğini çözememiş insanlar; bu konu açıldığında, anlatmaya çalışan kişilere değişik gözlerle, şüphe ileªbakmışlardır. Oysa Kur'an-ı Kerim' de yıldızlarla ilgili pekçok ayet mevcuttur.


"O, geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı sizin hizmetinize verdi. Yıldızlar da Allah'ın emri ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır." (Nahl/12)

"Ve yıldızla onlar hidâyet bulurlar." (Nahl/16)

"Allah, gökleri ve yeri hak olarak (yerli yerince) yarattı.Şüphesiz bunda, iman edenler için (Allah'ın varlık ve kudretine) bir nişâne bulunmaktadır." (Ankebut/44)

"Gökte burçları var eden, onların içinde bir çerağ (güneş) ve nurlu bir ay barındıran Allah, yüceler yücesidir." (Furkan/61)

"O, göklerde ve yerde ne varsa hepsini, kendi katından (bir lütfu olmak üzere) size boyun eğdirmiştir. Elbette bunda düşünen bir toplum için ibretler vardır." (Casiye/13)

"Biz gökleri, yeri ve bunlar arasında bulunanları, oyun ve eğlence olsun diye yaratmadık."

"Onları sadece gerçek bir sebeple yarattık. Fakat onların çoğu bilmiyorlar."

(Duhan/38-39)

"Andolsun, biz gökte birtakım burçlar yarattık ve seyr edenler için onu süsledik." (Hicr/16)

"Üstünüzde yedi kat sağlam göğü bina ettik."

"(Orada) alev alev yanan bir kandil yarattık." (Nebe/12-13)

Evet. Hâdi, Cenâb-ı Hak’tır! Dilediğine hidayet eder, dilediğini dalâlette bırakır! Dilediğine nurunu isabet ettirir, hidayet denilen çalışma o yönde, onu çalışmaya kolaylaştırır dilediğine de isabet ettirmez!

Diğer taraftan « Yıldızlar da Allah'ın emri ile hareket ederler. Şüphesiz ki bunlarda aklını kullananlar için pek çok deliller vardır.» şeklindeki açıklama dahi, yıldızların O’nun emri ile birtakım işler yapmak üzere var edildiğini; cansız, işe yaramaz, süs olsun diye yaratılmış şeyler olmadığını anlatmaktadır.
Ancak bütün bunları değerlendirebilmek için « AKLI OLANLARDAN » olmak lâzımdır.ª

Tek «RUH»tan sayısız enerji yayılmış ve onlardan sayısız mânâları içine almış olan «melek»ler oluşmuştur. Çeşitli mânâlar ihtiva eden bu melekler çeşitli şekillerde ve boyutlarda yoğunlaşarak kâh bir tür bedenleri olan yıldızları oluşturmuşlar; kâh da ışın-beden düzeyinde «şuur» varlıklar olarak yaşamalarına devam etmişler ve etmededirler.

«Yıldız» şeklinde bedenlenmiş «şuur birikimleri» olan «melek»ler, kendi varoluş gayelerine uygun olarak, varlığa sayısız mânâlar-ışınlar yaymaktadırlar.
Nihâyet en son olarak, bu sayısız mânâları değerlendirebilecek bir beyin kapasitesi ile insan yaratılmıştır.

İnsan daha ilk yaratılışı anında, yâni 120. günde bu beyin «MELEK» ler tarafından ya da diğer bir ifade ile «BURÇLAR» diye kastedilen sayısız aynı guruptaki «meleklerin» oluşturduğu «yıldızlar» tarafından salınan bir tür ışınlar ile çeşitli hususlarda programlanmalara tabi olurlar.


Kimde hangi mânâları açığa çıkarmayı dilemiş ise, ona uygun olarak «Melek»ler tarafından programlanır. Bu programlanış, « Allah sizi yarattı ve düzenledi, biçimlendirdi . Dileğince terkib etti .» (İnfitâr-7/8 âyetinde anlatılır... İşte kişisel «Ruh» ların, ölüm ötesinde ebedî yaşama devam edecek olan «kişilik ruhları» bu beyinler tarafından bu dünyada ilm-i ilâhî düzen içerisinde oluşturulurlar.

Benzer burçların ışınlarıyla programlanmış olan beyinler ve bu beyinlerin oluşturduğu ruhlar birbirlerini çekerler anlaşırlar. Birbirlerin daha önce hiç tanımasalar bile, daha ilk görüştükleri anda aralarında bu çekicilik oluşur. Ya da benzemeyen türden açılımlarla oluşan ruhlar oldukları için, birbirlerini bir türlü çekemeyip, iterler...

İdrak edebilen için bunlar ve daha nice ayetler bu ilme ne kadar değer vermemizi ve gerekliliğini anlatıyor ,Okuyup anlayabilene ne mutlu.....
__________________

_________________
İki Şey Aklın Eksikliğini Gösterir Konuşulacak Yerde SUSMAK ; Susulacak Yerde KONUŞMAK !![Linkleri görebilmek için üye olun veya giriş yapın.]
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
İslamiyet Gözüyle Astroloji Ve Burçlar
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
HAZARDTÜRK :: SİZDEN GELENLER VE ASTROLOJİ BÖLÜMÜ :: ASTROLOJİ-
Buraya geçin: